aheste

[a:heste]
波́
is.
1. 慢的, 缓慢的; 不慌不忙的
2. 平静的; 不动的, 静止的
3. 温柔的, 温顺的, 温存的
4. 低声的, 轻声的
zf.
1. 缓慢地, 慢慢地; 慢腾腾地, 不慌不忙地: \aheste kürekleri çekmek 轻轻地摇橹
2. 温柔地, 温顺地
3. 低声地, 悄悄地, 轻声地
◇ \aheste \aheste 慢慢地, 缓慢地; 不慌不忙地; 平静地, 沉着地 \aheste beste 小声地, 悄悄地; 慢慢地; 不慌不忙地; 轻声地, 小声地: \aheste beste ağlamak 低声饮泣, 嘤嘤而泣 Sen böyle aheste beste gidersen bir türlü varamayız. 你这么慢条斯理地走, 我们永远也到不了。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • aheste — sf., Far. āheste 1) Yavaş, ağır 2) zf. Yavaş, ağır bir biçimde Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın. Y. K. Beyatlı Birleşik Sözler aheste aheste aheste beste …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • âheste — (F.) [ ﻪﺘﺴهﺁ ] yavaş, usul, ağır …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • AHESTE — f. Yavaş, ağır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • aheste aheste — zf. Yavaş yavaş Düz çayırın üzerinde arabayı aheste aheste gezdiriyor. M. Ş. Esendal …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • AHESTE-REV — f. Aheste âheste yürüyen, acelesiz, yavaş yavaş yürüyen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • aheste beste — zf. Yavaş yavaş Tek başına Beyoğlu nda elleri arkasında geriye kaykıla kaykıla aheste beste gezer. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste — kimseye eziyet edip ahını alma, sonra yaptığın kötülüklerin cezasını ömür boyu çekersin anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inckirmek — aheste aheste girye ve nale etmek, hafif hafif ah u anin ile ağlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • yavaş yavaş — zf. 1) Yavaş bir biçimde, ağır ağır, aheste aheste, aheste beste Tatbiki imkânsız görünen deminki projeyi kafam yavaş yavaş sindiriyor. R. H. Karay 2) Azar azar 3) Gitgide Ama bu yeni şiir, yavaş yavaş yayılıp birçok kimse tarafından da tutulunca …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • List of geographic names of Iranian origin — This is a list of geographic names of Iranian origin. This list also includes geographic names which are in part derived from Iranic languages.Africaomalia;Bandar Beyla:;Bandar Qaasim:Caucasus;Arran;Kura River: The name Kura is taken from the… …   Wikipedia

  • almak — i, ır 1) Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı. N. Cumalı 2) i, den Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak Çocuğu okuldan aldı. 3)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.